VE ONLAR HEM HAİN HEM ZALİM.

Daha yazmayalım mı, daha söylemeyelim mi, daha “siz hainlerdensiniz” demeyelim mi. Hala susalım mı “ülke” bu kadar uçurumun kenarında felaketin eşiğinde iken. Hem kimin hakkı var bir ülkeyi bu hala getirmeye? Kimin hakkı var kendilerine bunca ayrıcalık tanımaya ve millete “ey ahali” her şeyi biz biliriz demeye? Kimin hakkı var “ancak, biz  doğru adamlarız!” demeye ahaliye. Kimin “evet kimin” hakkı var  bir ülkeyi bu kadar yaşanmaz kılmaya, altını  oymaya?

Ve şimdi biz, bunları  yazarken, ve kimilerine “artık haddinizi bilin “bilin ve not düşün” siz bu ülkenin hainlerisiniz, siz bu ülkeyi “ülke düşmanlarına” jurnal eden, şikayet eden ülkeyi kötüleyen zavallılarsınız. Siz çok ahmak adamlarısınız ülkenin, ahmak  ve  bencil, cahil. Siz kendiniz hedefinize varmak için bütün şer güçleri ile  iş birliği yapan  “ve sonra” bunu millete yutturmaya çalışan  haramzadelersiniz.

Ve tutunamadığınız zamanlarda kendinizi yurt dışına atanlarsınız. Yabancılara, Hıristiyanlara kiliselere havralara sığınanlarsınız utanmazca. Ülke içinde dindar görünen  ama “ülke dışında “her boku yiyenlersiniz, her haltı karıştıranlarsınız. Siz liderinizi bütün Peygamberlere tercih edenler  ve onun bütün zalimliğini görmeyecek kadar gözleri kapalı olanlarsınız.

Kimlerden mi söz ediyorum?

Şu meşhur cemaatten. Yani Fethullah gülen avenesinden, onu Tanrı yerine koyanlardan, onu Dünyaya gelecek Mehdi sananlardan, kendine vahiy geldiğini iddia eden kişilerden söz ediyorum.

Hani bir zamanlar  “yani birkaç sene önce” astıkları astık kestikleri kestik olan kişilerden. Ülkenin  en masum Müslümanlarına tuzak kuracak ve onları zindana atacak kadar zailim olan adamlardan. Hani yüzlerce insanı  sıraya dizip ellerine kelepçe takıp ve o insanları Mahkemelerde  süründüren  kişilerden. Kendilerinden başka her kese eziyet eden tuzak kuran iftira atan  zavallı kişilerden söz ediyorum.

Hani devletin tırlarının önünü kesip “ve bu tırlarda silah var, ve bu silahları devlet Işıt terör  örğütüne gönderiyor diyen ve devlete savaş açan, devlete baş kaldıran, ve “her daim” bizim dediğimiz olur diyen  kişilerden.

Ve bu olayı dünya medyasına servis eden, ve bunu yaparken “asla vicdanları sızlamayan” kişilerden söz ediyorum. Yani devleti  bir  sarmaşık gibi saranlardan.

Bilenler bilir ki, bu konularda hiçbir kavgacının çok tarafı olmadık. Kimin ne yapmak istediğini bildiğimiz  halde “bu konuyu” gündeme taşımadık, fitne büyüsün istemedik, ama artık susmanın birilerine  ses çıkarmamanın  hiçbir anlamı yok. Söz edilmesi gerekenlere söz etmemiz, yeter artık durun denmesi gerekenlere de  bunu dememiz gerekli oldu. Daha çok susmanın hiçbir anlamı yok.

Neden şimdi diyenlere cevabımızdır.

Türkiye’nin öte yakasında amansız bir savaş var ve zalimleri belli. Artık dünyanın her tarafında “değişik bahanelerle” Müslümanlar acımasızca vuruluyor. Ve şimdi sıra Bayır bucak Türklerine geldi, ve o insanlar  onar onar, ellişer ellişer öldürülüyorlar. Ve arkadaşlarımız aynı utanmazlıklarına devam ediyorlar, yine iki yüzlüler, yine alçakça tavır içindeler.

Ben bunu böyle yazıyorum diye “gıcık” olanlara sözümdür. Sözümdür küçük çıkarlar için hainlere söz etmeyenlere. Kimse kusura bakmasın, devlet “ben o tırlarda” bayır bucak  Türklerine yardım götürüyordum diyorsa, ben devlete inanmak durumundayım. Hem cemaat dediğiniz o kişiler kim ki, devletle cedelleşiyorlar, devleti  yalancılıkla suçluyorlar. Amerika ve batı yıllardır PKK ye yardım ettiği halde, ve bu herkes tarafından bilindiği halde “kendilerinin  PKK ye yardım ettiğini” kabul ediyorlar mı?  Son olarak son sözümüz bunlar hem hain hem de alçaklar.  Artık çok iyi anlaşıldı ki, bunlar  fitne ve fesat çıkarmaktan başka bir işte yapmıyorlar. Sözü olan  öne çıksın. Daha ne diyelim?

                                                                                                                                                                                                                                                                 Mehmet  KAYA