Sen söyle kardeşim “bu olanlar ne iştir?” nasıl bir aşağılık anlayıştır, nasıl dünyaya tutunmadır utanmazca, ve nasıl bir kandırmaktır insanları böyle “haydi “ sen söyle. Söyle ki, daha çok karanlıkta kalmayalım, söyle ki “daha çok bu kalpazanlara kanmayalım. Söyle ki “artık herkes” haddini ve yerini bilsin. Söyle ki “bu adamlar” meydan yalnız kendilerine ait sanmasınlar.
Zira ben söyleyince “kimileri” çok fazla feryat ediyorlar, çok fazla ses çıkarıyorlar, ve çok fazla gürültü yapıyorlar bulundukları yerlerden. Ama bunlara birilerinin söylemesi gerekir, yaptıkları işin bir hokkabazlık olduğunu, dolandırıcılık olduğunu, soytarılık olduğunu, dini pazarlamak olduğunu “dini kimsenin pazarlayamayacağını, bunun bir edepsizlik olduğunu” birileri söylemesi gerekiyor bu utanmazlara. Bu din tacirlerine, bu şöhret budalası kişilere. Birilerinin anlatması gerekir “yollarının” sapık bir yol olduğunu.
Yoksa bu adamlar “adam dediğime bakma” bunlar soytarı, bunlar şeytanın elamanları, bunlar yeryüzünde ve dinde fitne çıkaranlar. Böyle giderse bunlar yüzünden bütün bereketimiz gidecek, iyiliği azalacak dünyanın, imanımız ihlasımız ve kalbimiz azalacak bunlar yüzünden. Yemin olsun “bunlar yüzünden” dinden imandan olacağız, allak bullak olacak düşünce dünyamız, imanımız kirlenecek, inancımız azalacak bu adamlar yüzünden. Ama onların umurunda olmayacak bütün bunlar.
Sen sesini çıkarmazsan, sen onlara “yanlış yapıyorsunuz” demezsen, başkaları demezse, bilenler sözlerini yükseltmezse, mümin insanlar bunların şarlatanlığına göz yumarsa, bunların soytarılıklarını görmezden gelirlerse “bilelim” o zaman halimiz yamandır. Ümmetin yarınları daha çok karanlık olacaktır o zaman, bunu bilelim artık. Zaten yeryüzünde “ne kadar kafir, ne kadar müşrik, ne kadar tanrı tanımaz varsa” ne kadar hain ve zalim varsa, ne kadar cani varsa, köle tüccarı varsa “bunların her biri” yine yeryüzünde ümmetin yok olması için, ümmetin perişan olması için, ümmetin ölüme sürüklenmesi savrulması için, parça –parça olması için çalışırlarken birde bunlar çıktı şimdi ortya.
Ne utanmaları var, ne arlanmaları, ne günahtan korkuyorlar, ne de Allah’tan.
Her biri cennet pazarlamakta, huri dağıtmakta. Her biri kendini Nebi ve Peygamber sanmakta. Her biri kendi duasını, kendi kitabını, kendi tarikatını ve kendi cemaatini pazarlamaktalar. Ve artık bu ümmete çok yazık oluyor. Zira bu adamların vicdanı filan kalmamış. Yoksa kimin yapacağı iştir, kimin söyleyeceği sözdür “okunmuş kefenin” insanı kabir azabından koruyacağı. Bu nasıl bir utanmazlıktır?
Kimin yapacağı bir iştir, söyleyeceği sözdür bu utanmazların dışında. Eğer hesap günü “sevaplarınız yetmez hesabı kaybedenlerden olursanız” sizi cehenneme götüren meleklere deyin “ben Nakşi tarikatının halidi kolundanım” göreceksiniz sizi cehenneme götürmekten vaz geçeceklerdir. Sahi bunun bir izahı var mıdır sizce? Hazreti Muhammed’in bile kızı Fatıma ya “babanın peygamberliğine güvenme, kulluğunu kavi kıl” derken bu adamlar herkesi cehennemden kurtarmanın bir yolunu buluyorlar, çok yazık ediyorlar ümmete.
Onun için sen bari söyle. Bunları anlat birilerine, bunların soytarı olduğunu anlatıp söyle. Olmazsa şehrin müftüsüne git önce. Ona sor “Hocam bunlar ne iş?” diye. Sor böyle Müslümanlık olur mu? Diye. Sor giydiği kefenin doğalı oluşu insanı kabir azabından kurtarır mı diye, ne bileyim işte sor.
Sor “nerden çıktı bu Kuran okuyan kalemler, bu namaz kıldıran seccadeler nereden ne çıktı çıktı diye. Şu arşı titreten dualar nerden çıktı? Gıybet etmeyi önleyen kitap nereden çıktı, ve bu iş nasıl olur sahi? Sen kimsin nesin, ve nereden biliyorsun bu yazdığın duaların arşı titrettiğini? sen Peygamber misin peygamberler bile böyle dememişlerken sen nasıl diyebiliyor sun? Bu bir soytarılık değilse nedir? Anlaşılsın bu adamların her biri dünya devşirme, kimlik devşirme öne çıkma, servet edinme peşindeler. Ve bu eylemlerin hiç biri İslam’a uygun değildir. Çıkıp birileri söylesin bunu, bu kişilere. Yoksa çok canı acıyacak ümmetin. Çok yenilmişlikler yaşayacağız, çok sürgün yiyeceğiz. Çok üşüyeceğiz, ve çok öleceğiz deniz kıyılarında onar, onar.
Not. Sonu gelecek bu yazıların, sonu gelecek söylenmesi gereken sözlerin.
Selam ve Dua. Selam derdi “ümmetin” derdi olan her bir yiğide.
Mehmet KAYA