SENİ HİÇ KİMSE KONUŞMADI MÜJGAN ABLA.
Yemin ederim, dağlar taşlar, kuşlar “yerde yaşayanlar gökte yaşayanlar” ve bütün ülke ahalisi, uykusu kaçan çocuklar, beşik sallamaktan kolları yorulan anneler, ve insanlar tarumar edilen buğday tarlaları, narinciye bahçeleri, kesilen ve yok edilen zeytin ağaçları, gece mesaisi için bekleyen peçeli kadınlar, ve çöpçüler şahidimdir “daha önceki seçimlerde konuşmadıkları gibi” bu seçimlerde de, seni hiç kimse, hiçbir parti, hiçbir genel başkan konuşmadı müjgan abla. Ve hiçbir gazeteci “durumunun ne olacağını” dile getirip sormadılar, ülke halkını ayağa kaldıran, söz üstüne söz veren, siyaset erbabına. Şahitlerim var dünya dolusu, kimse senden söz etmedi, bu seçim günlerinde yine.
Ne ak parti söz etti senden, nede cumhuriyet halk partisi. İnan komünist partisi de, halkın kurtuluş partisi de “kendini İslamcı bildiğimiz saadet partisi de” tek söz etmedi senden müjgan abla. Kimse bu kadının, bu kadınların hali ne olacak demedi, kimse senin varlığını bile hatırlamadı, bu seçimlerde. İri sözlü çok uzun kollu adamların asla dilinde yoktun sen. Ama el altından hepsi düşlüyordu seni.
Yeryüzünde köle yaşamak zorunda kalan insanların bile “kendilerine has” bir hukuku vardı, ama “senin” böyle bir hukukun bile yok müjgan abla. Ama sen benim yüreğimde “onların çoğundan” daha insansın, onların çoğunun kalbinden daha kocaman kalbin var senin. Senin günahlarından daha çok günahları var onların, Allah’ın kitabında söylendiğine göre.
Zira onların her birinin midesinde senin kazancından bir parça kazancın var. Minberler de hutbe okuyan, ve ahaliye “ey ahali temiz olun, helalinden yiyin” diyen cami imamlarının, vaiz hocalarının, şehir müftülerinin maaşlarında senin kazancın var. Varsın onlar gerile gerile dolaşıp dursunlar, sen onlardan daha temizsin müjgan abla.
Zira sen, bu karanlık sistemin, ve kara kalpli adamların tuzaklarının sonucu, ya da adına Müslüman dediğimiz adamların acımasızlığı, ve merhametsizliği yüzünden oradasın. Onların sana “orospu” filan dediklerine üzülme. Onların her birinin cebinde faize yatırılan paraların cüzdanları var, ve her biri aldatanlardan kardeş dedikleri insanları. Hem onların çoğu faize kılıf bulmaya çalışan, ve Allah’ın dediğine razı olmayanlardır. Dillerinde yalnız kendi şarkları var onların.
Oysa sen de, bu ülkenin bir çocuğu idin, senin de adın yazılıydı şehrin birinin nüfus dairesinde, ve adının karşısında ya Ayşe, ya Emine yazıyordu kim bilir. Her çocuk gibi seninde bir annen vardı, bir baban vardı “sana sahip çıktılar mı, çıkmadılar mı?” bende biliyorum değilim. Kaç gün aç kaldın sokaklarda bunu da biliyor değilim “Rabbimiz” merhametsizliğimizi af etsin.
Bende tam biliyor değilim “şimdi neden oralardasın?” neden her gün yünlerce erkeğin gönlünü etmek, ve neden onlara tebessüm etmek zorundasın diye “sorsam” bilirim söylemeye gücün yetmez. Hem ben bütün bunları biliyor olsam bile, buraya yazamam müjgan abla. Sen utanacaksın diye değil, kendim utanmaya dayanamam diye yazamam, müjgan abla. Kim ne derse desin, bu ülkenin her bir insanı ortak senin günahlarına.
Evet, mücgan abla: Benim ülkemin en çaresiz kadını. Bir seçim daha geçti “ve bütün partiler, bütün sağcılar, bütün solcular komünistler, bütün İslamcılar “ülkenin her şeyini konuştular, herkesi gündeme taşıdılar, çiftçilerden söz ettiler, mazot ucuzlayacak dediler onlara, emeklilere maaşınıza yüz lira ilave dediler. Öğretmenlerden imamlardan taşoron işçilerden söz ettiler, öğrencilere bursların çoğalacağını söylediler, polislere maaşlarının.
Ama sen kimsenin gündeminde yoktun Müjgan abla. Yemin ederim, kimse hatırlamadı seni, ve kimse insan yerine bile koymadı. Oysa sen bir çağın bütün günahlarını omuzlarında taşıyan kadındın. Nefret ede ede yattığın her erkekten aldığın ücretten vergi alıyordu devlet “imamlara, öğretmenlere müftülere “daha çok maaş” verebilmek için. Ama bu seçimde de, seni kimse hatırlamadı, kimse “bu müjganların hali ne olacak?” diye, sormadı, ne kendine, nede karşısındakine.
Kimse seni hatırlamadı, kimse seni hatırlamadı. Kendileri bu kadar günah içindeyken “onlara göre” çağın günahkarı sendin, ve günahınla baş başa kalmalıydın.
Oysa sorsalardı sana “senin için ne yapalım?” diye, kim bilir ne güzel düşlerin vardı? Kim bilir azıcık gelirin olsa “asla o işleri yapmayacağını” söyleyecektin. Allah’a onlardan çok iman ettiğini, abdest alıp geceleri nasıl dua ettiğini söyleyecektin “seni bir dinleyen,ve sana bir soru soran olsa” kim bilir.
İşte “bu düzen bu kadar, zalim, ve insanlar bu kadar merhametsiz müjgan abla. Ama unutma “onlar seni unutsa da, onlar seni hatırlamasa da” Allah seni hatırlayacak müjgan abla. Umuyorum kimlerden söz edildiği anlaşılmıştır.
Mehmet KAYA