Sahi Bülent Arınç denen adam “ne yapmak” istiyor sizce? Kime yaranmak kime mesaj göndermek istiyor aklınca? Ahaliyi geri zekalı mı sanıyor yoksa? Yoksa yeni bir hain modeli midir davasına ihanet eden, yol arkadaşlarına bıçak sallayan arkadan? Yemin ederim kendisi de bilmiyor ne yapmak istediğini. Kuyusunu kazdığı adamların “kendi yoldaşları” olduğunu unutacak kadar kafayı sıyırmış olsa gerek. Zira “bu zat” öylesine hırsının kölesi olmuş ki, ağzından çıkanın ne olduğunun, bu ülkeye ne kadar zarar vereceğinin farkında değil. Farkında olarak yapıyorsa “af edilecek bir günah değil” işlediği günah bu günlerde. Bu kuyular nice Yusuflara mezar oldu farkında değil beyimiz. O hala kendi özgün ağırlığının “ne çok” olduğundan dem vuracak kadar kendini kutsamış biri şimdi.
Gerçi son senelerde “gittiği her yerde” yaptığı her konuşmada, verdiği her söyleşide “hem kendinin, hem de Abdullah Gül beyin” kendilerine has özgün ağırlıkları olduğundan dem vurup durmuştur. Dilinin altındaki bakla “ben Türkiye’yim” der gibidir, ben başlı başına ak partiyim der gibidir. O kuş diliyle konuşsa da anlayanlar anlamıştır ne demek istediğini.
Sanki ya aklını kaçırmış, ya da “kafayı yemiş” biri olarak dolaşıyor ortalıkta şimdilerde. Ve önüne kim çıkarsa bir şeyler söylüyor hiç durmadan. Ben ölmedim diyor san ki, ben istersem “her şeyi” allak bullak ederim, bütün hesapların altını üstüne getiririm “der gibi” dolaşmakta ortalıkta.
Hem de bu konuşmaları “en çok” bu ülkenin düşmanlarına yapıyor, ülkenin değerlerini yok etmek için çalışanlara yapıyor. Onlara anlatıyor ne anlatacaksa “çok bilge bir adam” edasıyla. Çok bilmiş, ve kendini herkesten üstün görme sevdası ile. Onların televizyonlarında efeleniyor “en çok” kendini her şeyi bir bilen sanarak.
Oysa her şeyi bilmiş olsaydı, ve samimi olsaydı, ülkesini seven biri olsaydı, şimdilerde “ülkenin başı bu kadar belada iken, ve ümmetin çocuklarının başı bunca sıkıntıda ve belada iken, yüzbinlerce insan sınır boylarında göz yaşları içinde insanlıktan merhamet dilenirken, yine ümmetin çocuklarının yarsının sefalet ve yokluk içinde yaşam mücadelesi verirken “ve bu insanlara” yalnızca bu ülke kucak açarken, ve de Bülent beyin arkasından konuştuğu insanlar kucak açarken” vicdan sahibi bir siyasetçi bunu yapabilir mi hiç?
Ve yıllarca “devlet hizmetinde bulunmuş bir insan” onun yaptıklarını yapar, söylediklerini söyler mi sizce? Hem de on yıllarca yol arkadaşlığı yaptığı adamların arkasından. Kendini “devletin en yukarılarına taşıyan” kişilerin arkasından bunca atıp tutmakta ne ola ki?
Elbette son birkaç yıldır bazı hesaplarının tutmadığını söyleyemiyor. Mesela diyemiyor “benim gönlümde Cumhurbaşkanlığı yatıyordu” Tayyip bey Başbakan olarak kalmalıydı ve ben Cumhurbaşkanı olmalıydım” diyemiyor.
Birilerine diz altına vurarak gündemde kalmaya çalışıyor, kalıyor da. Zira o son televizyon proğramından sonra bir haftadır onun söyledikleri konuşuluyor kimi televizyon kanallarında. Zira onun dediklerinin ışığında “yeni beklentileri olan” adamların ekmeğine yağ sürmeyi beceriyor, yazık ediyor bu ülkeye. Bu ümmete yazık ediyor. Yol arkadaşlarına hainlik ediyor.
Bilgi olarak not düşersek: Bülent Arınç ile “bir zamanlar hem yol hem de dava” yoldaşıydık. Onlar dünyayı seçtiler, ünlü olmayı, şöhret sahibi olmayı seçtiler. Biz aynı handa yeni yolcular gelir mi diye bekliyoruz. İzmir devlet güvenlik mahkemesinde ki ifadesinde “Mehmet Kaya” arkadaşım olur, onun daveti üzerine o geceye katıldım, ve o konuşmayı yaptım, şeklinde konuşmuştu.
O günden beri ne merhabamız var, ne de selamımız var bir birimize. Zira bizim öğretimizin emridir “ilişkileriniz” menfaat üzere olmasın.
Mehmet KAYA