Hani Rabbimiz buyurur ya “siz dua edin, ben de sizin duanıza karşılık vereyim” diye. Bu savaş günlerinde, bu fırtınalı günlerde, ümmetin yarsının sürgüne, başka yarısının ölüme gönderildiği günlerde, deniz kıyılarının çocuk cesetleriyle dolu olduğu günlerde Allah’ım.
Ve ümmetin “sığınacak tek yeri olan bu ülke” bu kadar kuşatılmışken zalimler tarafından, ve kulların bu kadar kuşatılmışken Ortadoğu da “ümmet” bu kadar kuşatılmışken yeryüzünde, ve de “Peygamberler yurdu olan topraklar da” bağlar bahçeler bu kadar tarumar ediliyorken kafirler tarafından, Amerika tarafından Rus ayısı tarafından, ve başka batılılar tarafından.
Sen bunların kimler, hangi ülkeler, hangi devletler, hangi zalimler olduğunu bilensin. Bunları birer- birer kahret Allah’ım, birer-birer yok et. Ki azıcık rahata ersin kulların, azıcık gün yüzü görsün, ve gülücükler dokunsun çocukların dudaklarına. Ve “Sen biz kullarına” merhamet ve ihsanınla muamele et, günahlarımızı bağışla.
Bize hayır ve iyilik ver. Sevdamız sevda, aşkımızı aşk, imanımızı iman eyle.
Biliyoruz Rabbimiz “başımıza gelenler günahlarımızın çokluğu yüzündendir” ama yine biliyoruz ki, ve inanıyoruz ki “Sen bizim tek Rabbimizsin!” başkaca gidecek, önünde bekleyecek “başka bir kapı yok” bunu da biliyoruz.
Günahlarımızın çokluğuna rağmen kapındayız,ve duadayız huzurunda. Ellerimizi boş bırakma Allah’ım. Ve kalbimizi sensiz koma.
“Sen Rabbimiz! “Sen” Amerika’yı da, yanında Rusya’yı da kahret. En azından onların bütün oyunlarını boz, zulümlerini kendilerine çevir. Ve sen onları parça-parça et Allah’ım!
Ne olur Rabbimiz! “Sen bu dualarımıza” karşılık ver.
Karşılık ver yalvarmalarımıza, göz yaşlarımıza karşılık ver. Karşılık ver ki “biz daha çok” günahlarda kalmayalım, umutlarımız daha çok azalmasın. Ve imanımız “imanımız” daha çok azalmasın. Ellerimizden tut Allah’ım. Çocukların ellerinden tut “daha çok” boğulmasınlar denizlerde, daha çok öldürmesin kafirler çocukları. Ve daha çok sürgün yemesin kulların.
Sen bizi çok bağışla Rabbimiz, bizi çok afet.
Ve içimizde ne kadar alçak varsa, ne kadar hain varsa, ne kadar beyinsiz ve ülke düşmanı varsa, din düşmanı kitap düşmanı varsa “hatta insan düşmanı varsa” bunların her birini “bu ablukaya alkış tutanları, sevinenleri, düşmanlarımızla iş birliği yapanları “ve Senin düşmanlarınla iş birliği gönül birliği yapanları” çocukların kadınların düşmanlarıyla iş birliği yaparları, onların ölümlerine seyirci kalanları “onları da” kahret Allah’ım.
Onlarında sevinçlerini yarım koy, zulümlerini ellerinden al, “ve zulümlerini” kendilerine çevir.
Ümmetin “tek umudu olan bu ülkeyi” düşmanlarından, ve kafirlerden koru.
Sen bilirsin Allah’ımız.
Mehmet KAYA