BİRGÜN BU ÜLKEDE CHP İKTİDAR OLURSA.

Olması mümkün değil ama yine de “burası dünya” yarın ne olacağı belli olmayan bir yer işte. Ve biz ne dersek diyelim “en çok” zalimlerin sözü geçiyor şimdilerde bu dünya da, onlar karar veriyorlar “yarınlarda” ne olup, ne olmayacağına yeryüzünde. Onlar karar veriyorlar çocukların öldürülmesine, kadınların sürgüne gönderilmesine, babaların utanç içinde bırakılmasına.

Onlar karar veriyorlar her hangi bir ülkenin istila edilip edilmemesine. Ve onların kararıyla olur “iktidarlarda” kimin olması, hangi partinin, hangi liderin olmasına.

Ve onlara “evet demeyen” her ülke her lider bir gün onların şerrinden, onların büyük belasından kurtulamıyor, ve mutlaka al aşağı ediliyor, ya da edilmek için her türlü oyun oynanıyor. Yazıp söylemesi çok acı ama “söylenmesi gerekir bazı sözler söylenmesi, ve bazı sorular sorulması gerekiyor” şimdi ki zamanda kendimize, veya bir  birimize. Hayata ve ülkemize dair  kimi  sorularımız olması gerekiyor acı da olsa yine kendimize. Cevabını kendimizin vereceği sorular.

Ondan derim sizde hiç düşündünüz mü? Mesela bir gün “bu ülkede” CHP iktidar gelirse  ne  olur acep? Ülkenin başına neler gelir, bu milletin başına neler gelir? Neler gelir dinin başına, camilerin başına  neler gelir, hiç düşündünüz mü? Hiç düşündünüz “şimdilerde konuşup duran” bu CHP  tarihinin hangi döneminde bu vatan, bu millet için “iyilik adına” ne gibi  şey yapmıştır, yapmış mıdır?

Biz Mustafa Kemalin kurduğu partiyiz demekten başka, biz laikliğin teminatıyız demekten öteye “hangi sözü etmiştir” millet adına, vatan adına? Bu ülkede görünen hangi eserin altında “bu partinindir” imzası  vardır mesela?

Şimdiye kadar bölücü söylem üretmekten başka “hangi söylemin hangi eyle eylemin” sahibidir bu CHP sahi. Elinizi kalbinizin üstüne koyun bir düşünün “ve sonra cevaplayın” ülkeye hangi hayırlı, ve doğru  hizmeti sunmuştur bu parti?

Şimdilerde özgürlükten söz eden bu CHP “tarihinin hangi döneminde” özgür olmuş özgür davranmıştır ülke ahalisine karşı?  Sahi bu CHP nin iktidar olduğu zamanlarda “bu ülkede” kaç bin cami kapatılmıştır, kaç bin cami harabeye çevrilmiş haraya dönüştürülmüştür bileniniz var mı?  On sekiz yıl bu vatanı ezan sesine hasret bırakan bu parti değil midir?

Ve şimdilerde “yerli ve yabancı iş birlikçileri ile el-ele vererek” tek derdi Cumhur başkanı Tayyip Erdoğan’ı  al aşağı etme, onu devirme planından başka “ülkenin yararına” hangi planı vardır bu partinin?

Ülke tarihinin hangi döneminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yapılan hakaretler bir başka lidere yapılmıştır da “Kemal Kılıçdaroğlu denen akıl fukarası” durmadan özgürlük demektedir, durmadan diktatör demektedir ülkenin Cumhurbaşkanına. Bu hakaretler ülke ahalisine yapılmış olmuyor mu sizce?  Bu milletin dününü, geçmişini, ezansız günleri yıkılan camileri, yakılan Kuranı, ve 28 şubatı  unuttuğunu mu sanmaktadırlar acaba?

Sahi bu partinin bir asırdır “söyleyip durduğu ” laikliğin ne demek olduğunu hiç bilen ve anlayan var mı? Anlayan var mı  “bu sözün altında” neler yattığını? Ya da inanan var mı bu partinin artık milli bir partiye dönüştüğüne?

Bu savaş günlerinde bu yazıyı neden mi yazdım, veya bu partiden neden mi söz ettim?

Anlatayım…

Haberlerde sizde duymuşunuzdur, bir de ben yazayım dedim. Hani Manisa’nın merkeze bağlı Şehzadeler ilçende CHP ilçe başkanı olan arkadaşın bir mescit açtığı, ve bunu duyan başka CHP-lilerin ayağa kalktıkları “ve biz laik bir partiyiz, nasıl mescit açılır?” diye laiklik nöbeti tuttukları, ve mescit kapatılıncaya kadar buna devam edecekleri.

Asla inanmayın “bu CHP” bu ülkeye faydalı bir iş yapmaz. Ve inanmayın “bu parti” hiçbir zaman “bu milletin değerlerini” değer kabul etmez. Ve asla bu milleti sevmez, ezanla barışmaz, İslam ile anlaşmaz.

Zira bu partinin felsefesi “bu ülke değerlerini bir- bir yok etmek adına” ortaya konmuştur. Ve bu her daim kendini gösterecektir. Ve bu parti asla bize ait bir parti olmayacaktır. Hiçbir zaman hayır bir hareket içinde olmayacak, hayırlı bir söz etmeyecektir. Bu gün bu ülkenin başına açılan her derdin, her sıkıntının nedenlerinin başında bu parti vardır.

Bir de ben hatırlatayım dedim.  Hayır ve iyilikle kalınız…

Mehmet  KAYA