Şimdi yeryüzünün her bir yanında "Orta doğuda, Asya da, Afrika da Suriye de Filistin'de, ve başka yerlerinde dünyanın "bileniniz anlayanınız var mı" neden, Müslümanların Müslümanların kadınlarının, çocuklarının babalarının hayatı bunca ucuz? Neden köle pazarlarında pazarlanan bizleriz? Neden bizim ülkelerimizde “ülkelerimiz için” alçaklar söz sahibi gibi davranıyorlar? Amerika kim, Almanya ya da İngiliz kim, kim Fransa ki “ülkemiz” üstüne, ya da Müslümanlar üstüne konuşup duruyorlar. Bunlara bu cesareti kim verdi, neden verdi bilen anlayan var mı?
Neden Müslümanların bedenleri çok değersiz batılı alçakların yanında, sözü olan var mı bu konuda? Zalimler neden hep bizlerin ölümüne ferman çıkarıyorlar dünyanın her yerinde böyle? Bileniniz anlayanınız var mı? Var mı bir sözü olan çıkıp söylesin. Söylesin ama yalansız söylesin. Masal anlatır gibi anlatmasın anlatacaklarını ne olur. Zira biz çok yalanlar dinledik şimdiye kadar. Çok masallar anlattılar bize içinde hiçbir hakikat olmayan.
Evet bütün bunların nedenlerini sebeplerini anlatacak biri var mı şimdi bize sahiden? Kendi partisini övmeden, kendi mezhebinden, kendi cemaatinden söz etmeden onları öne çıkarmada "bu zulümlerin, bu alçaklıkların, bu sürgün edilmelerin, bu ölüme sürülmelerin "izahını yapacak" biri var mı sahi? Neden ümmetin bir yarısı aç bir halde yeryüzünde?
Neden kamplarda sürgün yerlerinde, tel örgüler arkasında "yalnız" bizler varız? Neden yalnız bizim kadınlarımızın ağıtları çoğalmakta yeryüzünde gök yüzünde? Neden adına "ümmet dediğimiz" topluluğun bireyleri aşağılanmakta kafirler tarafından her yerde her zaman?
Ve bütün bunlar olurken "yeryüzü Müslümanları, onların başındakiler, kendilerini kral sananlar, kendilerini kurtarıcı sananlar, hatta kendilerini alim sananlar, kendilerini fetva makamında görenler "neden" susuyorlar, neden seslerini çıkartmıyorlar, neden ümmetin bireylerini aydınlatmıyorlar?
Neden zalimlere karşı ne yapılması gerektiğini söylemiyorlar bizlere?
Hani bizler "yani ümmet denen topluluk" haksızlıklar karşısında, zulüm karşısında susmayacak tık. Bunun böyle olması gerektiğini anlatmışlardı bize hani.
Sahi bu adamlara ne oldu?
Ümmetin çocuklarının yarısının sürgün yediği bu zamanda bunların son sözü nedir? Bunların sözü nedir binlerce çocuğun savaşlardan öldürülmesi konusunda? Ve yine binlerce çocuğun ve kadının denizlerde ölüme gönderilmesi konusunda ne söylerler bize?
Mesela kentin müftüsü ne söyler gidip sorsak?
Bunların sözü nedir? Yani "kendilerini Müslümanlardan olduğunu söyleyen kimi adamların" servet üstüne servet biriktirirken, dünyanın en lüks malikanelerin de otururlarken "başka bazı Müslümanların" sokaklarda aç ve sefalet içinde olmaları konusundaki sözleri nedir? Ne tavsiye ederler bize? Hangi ayetle teselli ederler, hangi hadisten söz ederler acep?
Müslüman olmak bu mudur? Kardeş olmak böyle zalimane bir davranış mıdır; be nasıl bir anlayıştır? Hazreti Muhammed Mustafa'nın hayatının neresinde böyle bir şey vardır?
Neden bizim hayatlarımız, bizim bedenlerimiz, bizim kadınlarımız, bizim babalarımızı bizim çocuklarımızı ucuzdur böyle? Hayatları ucuzdur, yaşamları ucuzdur?
Neden hep ümmetin yaşadığı topraklarda vurgun vardır, sürgün yeme vardır?
Neden Müslümanların evleri bağları bahçeleri yağmalanmaktadır kafirler tarafından?
Neden “bizim fiyatımızın ne olduğuna, ne kadar olduğuna” kafirler biçiyorlar? Bizim “ölüp ya da ölmeyeceğimize “hatta Müslüman’ın başka bir Müslüman’ı” öldüreceğine, nasıl öldürmesi gerektiğine neden kafirler karar veriyorlar? Söylesin birisi "bunun neresi" Müslümanlıktır? Bunun neresinde İslam vardır?
Ve ey ahali! Bu işler böyle giderse, sen bu adamları böyle kutsarsan, ve kitaptan böyle uzak kalırsan, ve dünya hesaplarına Allah’ı koymazsan “anlayalım artık” bu karanlıklar daha çok devam edecek.
Anlayalım aydınlığa çıkmanın “tek çaresi” yeniden yüzümüzü Allah’a dönmektir. Yüzümüzü Muhammed Mustafa’ya dönmek ve Onu dinlemektir aydınlığa çıkmanın yolu.
Mehmet KAYA