SAHİ O KADINLAR ŞİMDİ NEREDELER VE NE YAPIYORLARDIR?

Yine hem zor, hem belalı bir yazı yazmak durumundayım. Evet, yine  “bazıları için” aykırı şeyler söylemek istiyorum, duymak isteyenler için.  Gönlüme söz geçiremedim, yine aykırı sözler etmek geçti içimden “ülkenin her yanını” savaş kokusu sardığı bu günlerde. Hani  diye  soruyorum  içimizden kimilerine.  Hani “iki bin üç yılında” uyduruk  bahanelerle  Amerika’nın  Irak’ı  işgal ettiği  o  karanlık, o zalim, ve insanlığın sus pus olduğu o  günlerde yazılıp söylenmişti ya duyanınız oldu mu?  Bizler şimdi unutmuş olsak bile, veya hatırlamak istemesek bile,  o işgal günlerinde çok canı yanmıştı “ümmetin bir parçası olan” Irak halkının, erkeklerinin kadınlarının. En çokta kadınlarının.

İşte o günlerde “Irak hapishanelerinin” Iraklı  insanları, erkekleri kadınları kızları almadığı o karanlık  günlerde “yani dünyanın, ve dünya devletlerinin”  hatta kendini İslam ülkesi diye tarif eden ülkelerin “en alçak”  susmalara yattığı günlerde deniyordu ki “Irakta ve Irak hapishanelerinde” en az 700 bin kadının Amerikan askerleri ve onlara yardım, ve yataklık eden alçaklar  tarafından ırzına geçildiği, ve çoğu kadının hamile kaldığı  haberleri  yine dünya basınında yer aldığı günler hani.

İçimizden bazılarının, kimi yazarların, kimi gazetecilerin, kimi sivil örgütlerin  “bu alçak” haberleri yayınladığı günler de hani. Gerçi “şimdilerde çok ta anlamış değilim” o günlerde bu haberleri yazanların, kendilerince ses çıkarmaya çalışanların  “bu gün” neden sus pus  olduklarını, ve nasıl  Amerika yanlısı olduklarını da. Nasıl o zalimler ile, o ırz düşmanları ile  yol arkadaşlığı yaptıklarını da.

Şimdi, IŞID  için yeryüzünü  ayağa kaldıranların “hiç birinin sesinin  çıkmadığı o günleri”  unutanlar  nedense “şimdilerde” aynı zalimlerle iş birliği, güç birliği  yaparak bir şey yapabileceklerini sanıyorlar.  Kimse kusura bakmasın  Ak parti ilk o zaman işlemiştir en büyük günahını, ve ne  yaparsa yapsın unutulmayacak bir günahtır o günah. Onlar  her ne kadar tezkerenin geçmediğini söyleseler de “el altından ve üsleri  Amerika’ya kullandırmak” suretiyle, Irakta işlenen zulmün bir parçası haline gelmiştir, ve bu günahı örtecek bir yorgan da yoktur şimdilik. Varsın onlar kendilerini masum gösterme denemelerini yapmaya devam etsinler. Belki de “o ilk günahın bedelidir” bu gün Ak partinin ödediği.

Aslında hep diyenleriz “biz Müslümanlardanız” diye. Ve inananlardanız “kardeşimizin acısı acımızdır” demenin dinin bir parçası olduğuna.

Ne mi demek istiyorum, ya da ne mi söylemek istiyorum?

Hani şimdilerde dünyanın bütün ülkelerini, yine  dünyanın bütününü saran “bir IŞID  korkusu var ya” ve şimdi  bütün devletler, IŞID ile kalkıp İŞID ile  yatıyorlar ya. Hani Suriye sınırları içinde 25 bin IŞID militanı var denirken “o 25 bin” Militanı yok  etmek, ve Suriye’den çıkarmak için “neredeyse” 25 bin uçak, 25 bin gemi gönderiliyor ya “dünyanın” süper güçleri tarafından, ve bütün bunlar olurken “sizin hiç aklınıza gelmiyor mu?” bu işin içinde başka hesaplar var diye.

Ve hedefin başka  olduğu konusunda “sizin de” aklınıza  başka  çirkin sorular gelmiyor mu? Mesela Rusya Suriye ye gireli ne kadar IŞID militanı öldürdü, ve ya ne kadar Sivil halk,  ya da Türkmen “kendi kendinize sorup” bir cevap bulmaya çalışmıyor musunuz? Doğrusu bütün bunlar “benim  gözümde” bir karatma, ve gerçeklerin üstünü kapama oyunu bütün bunlar.

En acı soru kendime sorduğum. Sahi bu IŞID denen kişiler kimler?

Sakın ola bu insanlar “işte o zamanlar” Amerikan askerleri tarafından ırzlarına geçilen, hamile bırakılan, işkenceye tabi tutulan kadınları “çocukları kardeşleri kocaları olmasın?” Ve bunlar içlerindeki acıyı öfkeyi ve intikam duygusunu yenemeyen kişiler olmasın?

Evet o işgal günlerinde Iraklı erkekler ve kadınlar, ve kızlar tarihin en alçak zulümlerinden birine tabi tutulmuşlardı, en alçak işkencelere reva görülmüşlerdi. Kocalarının önünde babaların önünde kardeşlerinin önünde ırzına geçilen kadınlar ile doluydu Irak hapishaneleri. Bundan derim bu kadınların, bu annelerin, bu kızların intikamı alınıyor olmasın.

Hem bütün bunları yapan Amerika ya tek ses çıkaramayanlar, sen bir katilsin diyemeyenler, hatta Amerika’yı dost edinenler “şimdilerde” dünyanın en büyük suçlusu Amerika ile iş birliği ederek IŞID ile savaşıyorlar. Bunun izahını yapacak bir yiğit var mı? Söyleyin dünyanın en büyük katili Amerika değil mi? Neden soramıyorlar Amerika’ya “hani Irakta var dediğin” kimyasal silahlar nerede. Bundandır  “orta doğu halkları” aklını başına toplamalı deyip durmamız. Ve ümmet “ümmet” aklını başına toplamalı diye çırpınmamız.

Artık herkes bilmeli “bu savaşlar” ümmete açılmış bir savaştır, ve gerisi içi boş bir hikayedir.

                                                                                                                                                                                                                                       Mehmet  KAYA