Onların “yani üç kağıtçı adamların” beyanına göre dün “8 Mart” dünya kadınlar günüydü. Ve dün bir daha yenildi kadınlar yeryüzü zalimlerine. Bir daha yenildi vahşi kapitalizme kadınlar, bir daha aldatıldı. Ve dün bir daha kaybetti dünya kadınları. Yeryüzün kadınları, hatta Müslüman kadınlar “bir daha” kaybettiler kim ne derse desin. Kadınlar kaybetti, her zaman kaybettikleri gibi. Zalimler bir kere daha yalan söylediler kadınlara dün “senin yanındayız” diye. Sana kıymet verdik, sana özgürlük verdik diye.
Dün bir daha yenildiler, ve bir daha aldatıldı kadınlarımız. Vahşi kapitalizm “bütün ülkelerde” öylesine pis bir tuzak kurmuş ki, kadınlara “buna Müslüman dediğimiz ülkelerde dahil” her ülkede kadın insan muamelesi görmemekte, ve her ülkede ezilmekte kadınlar. Doğuda da, ezilmekte batıda da. Köyde de ezilmekte şehirde de işte de. Kadına en çok değeri vermesi gereken İslam ülkelerinin her birinde de “zalimane bir anlayışla” kadınlara zulmedilmekte, kadınlara işkence edilmekte, kadınlar taciz edilmekte ve öldürülmekte kadınlar.
Kendi ülkemiz de “her gün ortalama” üç dört kadın öldürülmekte yakınları tarafından, kocaları tarafından, konuştukları adamlar tarafından, sevgili denenler tarafından. Bazı günahlar “yalnız” kadınlara has kılınmış bu ülkede. İhanet eden kadın öldürülmeli gibi mesela. Ama ihanet eden erkek itibar görmeye devam ediyor “bu nasıl” bir alçak anlayışsa?
Kimsenin umurunda değil kitapta yazanlar, ya da Allah’ın ne dediği. Erkek milleti kendi yasalarını kendileri koyuyorlar, ve kadınlara bu kendi yasalarını uyguluyorlar. Kendi yasaları doğrultusunda dövüyorlar kadınları, o yasalar doğrultusunda işkence ediyorlar, o kendi koydukları yasalar doğrultusunda öldürüyorlar kadınları.
Kapitalizm denen vahşi faşizmin kirli kolları “dünyanın her yanında” kadınları kollarının arasına almakta, istediği gibi sarıp sarmalamakta, bir ticari meta gibi alıp satmaktalar, ve seks sektörünün birinci malı olarak tezgaha koymaktalar. Ve bütün ülkelerde fuhuş sektöründen vergi almakta devletler kendi kadınlarını pazarlayarak. Nasıl bir şey bu sahi?
Ve bu gidişattan “en çok rahatsız olması gereken” bizim Müslümanlar “iş kadınlar olunca” öteki zalimlerden geri kalmıyorlar. Kapitalist anlayış hangi gözle bakıyorsa kadına “bir çok Müslüman” aynı gözle bakıyorlar kadınlara. Ve bu bir çok Müslüman denilen adamların evinde kadın zulüm görmekte günümüzde, işkence görmekte, taciz edilmekte ve insan yerine konumlamamakta.
Elimizde bulunan son bir araştırmaya göre “ülkemizde” on kadından yedisi “ya dayak yemekte” ya taciz edilmekte ya da hayatı karartılmakta. O zaman soralım kendimize “bu nasıl bir insanlık diye, soralım bu nasıl bir Müslümanlık?” diye.
8 mart kadınlar gününde “bir söz etmek adına” kimi zavallı adamlar “hem de çok zavallı” Peygamberimiz Hazreti Mustafa’nın veda hutbesinde söylediği “kadınlar Allah’ın size emanetidir” sözünü ele alarak “akıllarınca” kadınlara paye çıkarmaktalar, ve kendilerinin de “iyi adamlardan” olduğunu söylemeye çalışmaktalar, ve bu konuda yazıp çizmekteler.
A benim kardeşim! Sen Allah’ın hangi emanetine sahip çıktın ki “şimdi” böbürlenip duruyorsun? Sen Hazreti Muhammed’in hangi sözünü dinledin ki “bu sözünü” dinleyeceksin. Söyler misin böyle bir endişen var mı? Geçelim bunları. Biz bu çağın kendini bile kandıran, kendine bile yalan söyleyen “ama kendini Müslüman sanan” günahkar kişileriyiz. Kızacak olanların varlığını biliyorum sözlerime. Ne edelim gerçek bu.
Mehmet KAYA