Dalyan, “Depremin acıları yetmiyormuş gibi bir de mallarımızı koruyamamaya başladık”

Dalyan, “Depremin acıları yetmiyormuş gibi bir de mallarımızı koruyamamaya başladık”

Jeoloji Mühendisleri Kahramanmaraş İl Temsilcisi Volkan Dalyan, 6 Şubat depremlerinin ardından alınan kararlarla ilgili Ekonomi-X Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Sakınım bandı adı altında büyük yanlışların yapıldığını ve alınan kararların arkasında bilimsel verilerin olmadığını ifade eden Dalyan, “Bu ortaya konan rapor sonucu uygun olmayan alanların yeterli veri olmadan yapılan çalışmanın zararı, Kahramanmaraş'ta 4 bin 500 bina, 40 bin bağımsız bölüm, yaklaşık 250 bin insanın elini kolunu bağlıyor. Daha kötüsü yeni bir deprem olmuş gibi bu alanların boşaltılıp hak sahipliği verildiği takdirde devlete çok büyük bir yükü var.” dedi.

Dalyan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde Kahramanmaraş’ın büyük acılar yaşadığını hatırlatarak, “Tekrar bu şehrin ayağa kalkması, eski haline dönebilmesi için hep beraber uğraş veriyoruz. Her sektörden, her kesimden insanlar bu şehri yaşanabilir hale getirmeye çalışıyor. Maalesef problemler depremle bitmiyor” dedi.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 2011 yılında tespit ettiği bir fay hattı üzerinde Ankara'dan gelen bir firmanın ve bakanlığın sakınım bantları koyarak bu alanları kapatmasıyla depremden sonraki mesailerinin başladığını belirtti.

Dalyan, depremlerin ardından uygun olmayan alanlarla ilgili alınan kararların bir an önce gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. “MTA'nın 2011 yılındaki çalışmayla ortaya çıkarttıkları rapordaki haritaların köşesinde önemli not diye yazar: ‘Bu çalışma konum amaçlı yapılmış olup yer seçiminde kullanılacak bir resmi belge niteliğinde değildir.’ MTA bu fayları 2011’de tespit ettiği yıllarda eğer elinde bu fayların ürettiği son depremler ve üreteceği deprem aralığı periyodu, yani kaç yılda bir deprem üreteceği konuları elinde veri olarak bulunsaydı, burada sakınım bandı koyulması konusunda Çevre Şehirciliği Bakanlığı ve diğer ilgili kurumları uyarırdı,” dedi.

Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın yaptırdığı mikro bölgeleme çalışmasında gerekli parametrelere ulaşmadan bir sakınım bandı oluşturulduğunu söyleyen Dalyan, “Bugün uygun olmayan alanların içinde oteller var. Az hasarlı ve kullanılmakta, trajikomik olan kısmı da bunu uygulamayı yapan kurumun bakanının çalıştayı için depremden sonra birkaç kere de olsa bu oteli kullanıyor olması. Yani bir düşünün ki bir kurum ortaya bir uygun olmayan alan diye bir rapor sunuyor. 7269 sayılı kanuna göre uygun olmayan alan ilan edilen alanların en geç bir ay içinde tahliye edilerek, boşaltılarak oradaki mevcut binaların yaşam alanlarının yıkım kararının çıkması gerekmektedir. Bir buçuk yıldır bekliyor. İçinde az hasarlı binalar var. Orta hasarlı binalar var, güçlendiremiyorlar. Ağır hasarlı binalar var, yıkıp yeniden yapamıyorlar. Yıkılmış bina yok, depremde yıkılmış bina yok ama yarım kalan inşaatlar var,” dedi.

Dalyan, Kahramanmaraş’ın sakınım bantları konusunda pilot şehir gibi görüldüğünü belirterek, “Kahramanmaraş pilot şehirmiş gibi, burada başarırsak her yerde de yaparız. O zaman elinizde veri olmadığı halde bu faylarla eşit düzeyde bu faylarla aynı veriye sahip bütün diri fayları yani Türkiye'nin neredeyse 36 tane şehrini imara kapatacaksınız. Ondan sonra da diyeceksiniz ki bunu sadece Kahramanmaraş’a yapmadık. Bütün şehir yaptık. Bursa'yı kapatacaksınız. Doğru mu? İstanbul'u kapatacaksınız ve kapatacağınız yerler öyle bağ, bahçe, arsa değil. Şehirleri kapatacaksın,” dedi.

Dalyan, deprem sonrası yapılan çalışmalarda bilimsel verilere dayanmayan kararların büyük ekonomik ve sosyal sorunlara yol açtığını ifade etti. “Bizim derdimiz, davamız uygun olmayan alanlarda fay var, fay yok meselesi değil. Sakanım bantlarının konulması doğru mu?” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER