SİYASET İNSAN İNŞA ETMEZ.

Günümüzde insanımızın en büyük uğraşlarından biri siyasetle uğraşmak. Ülkede her bireyin kendine göre bir partisi var. Ne yazık  "bu gün bu ülkede" partiler din haline getirilmiştir, veya dinin yerine konmuştur. 

Artık insanlar siyasetten, ve partilerinden çok şey beklemektedirler nedense. Oysa bu beklentinin hiç bir doğru, ve haklı  beklenti değildir. En azından "iman ettiğimiz dinin" bize  öğrettiklerine uygun değildir bu beklentiler. Bu beklentiler, ve bu beklenti sonucu elde edilenler "hak edilmiş" şeyler hak değildir, helal değildir.

Kötü bir söz verme ama "siyasetin de" insanlara vaat ettiği şeyler vardır, ve bu vaat edilen şeylerin hakka, hukuka uygun olup olmayışı kimsenin umurunda değildir. Yeni dünya düzeninde "bir çok insan" hatta hepimiz hakkı olmayan şeyleri kapma peşinde yarış eder haldeyiz.

Bundandır ahali arasında en çok dolaşan söz "torpil yapma, veya yaptırma" sözüdür.

Dinlisi, dinsizi, imanlısı iman etmeyeni, namaz kılanı kılmayanı, kuran okuyanı okumayanı "bir yerlere gelebilmek, bir şeylerin sahibi olabilmek için" kendisi için, oğlu kızı için, torpil peşindedir. Kim nasıl anlar bilmem "ama bu iş" asla dine kitaba, ve ahlaka uygun bir şey değildir.

 Ne yazık kendilerinin "hak yolda olduğunu sananlar bile" bu yoldan bir şeyler elde etme peşindedirler.

Belki de "içinde bulunduğumuz karanlığın, ve sıkıntının" kaynaklarından biri de budur.

Bel ki çocuklarımız, oğullarımız, kızlarımız bundan dolayı "şımarık çocuklarıdır" sokakların.

Zira torpil yapma, torpille bir yerlere gelme, torpille bir şeyler sahibi olma "ne ahlakidir, ne de helal" bir davranış biçimidir.

Ne yazık ki "siyaset" böyle bir şeydir. Sanırım kimse bunun aksini söylemez.

Şimdi denecek ki. Buna baş vurmayan insan mı var? Elbette olmadığını  bende biliyor, ve fark ediyorum. Bilmek ve fark etmek doğruları söylememize mani değildir. Söylemezsek yanlış yapmış oluruz. Söylemezsek kötülük etmiş oluruz kendimize. Kardeşliğimize, ve insan yanlarımıza kötülük etmiş oluruz.

İşte bundan diyorum siyaset, ve siyasi hayat, siyasi patiler "ne derlerse desinler" insan inşa etmezler, ahlak inşa etmezler, ve aslında onların öyle bir derdi de, yoktur. Torpilin olduğu yerde ahlak mı olur "öyle ise" yalandır siyasetçilerin ahlaktan söz etmeleri.

Kimsenin partisine söz ettiğimiz filan yok. 

Ama partilerden, siyasetçilerden, kutsal davranışlar  beklemek insanın kendini kandırmasıdır sadece. Bunu bilelim demek istiyorum.

Doğru değil mi? Biraz menfaat hesabıdır kişinin kendi partisinin iktidar olmasını istemesi. Zira partisi iktidar olursa oğlunun, kızının gelinin iş bulacağı, veya bir yerlere  oturtulacağını düşünmektedir çok kişi.

Yani siyaset kurumu sanıldığı kadar masum değildir. Her siyasetçinin, ve partilerin arkasında koşturan insanların kendi adlarına dünyalık bir hesapları vardır çoğu zaman. Zira istekleri yeri getirilmeyince  "partilerini terk eden" çok insan vardır bildiğimiz. Terk etmekle kalmayarak  partilerinin arkasından ağır konuşuyorlar, küfürler ediyorlar. 

Bu davranışın "bir ayıp olduğu" onların umurlarında olmuyor.

Demeye çalıştığımız "kendimizi, ve insanı, kardeşliği, merhameti, yardımlaşmayı, kalplerimizi yeniden inşa etmek gibi bir derdimiz varsa" yeniden kitaba, yeniden kitabın ne dediğine, Peygamberin bize neler söylediğine, Allah'ın nasıl bir kul olmamızı istediğine bakmalıyız.

Evet, ülke insanı siyasete ayırdığı vakit kadar "kendine başka insanlara, insanlığın ve kardeşliğin yeniden inşasına, sofraların inşasına, kalplerin inşasına vakit ayırmış olsa" inanın çok şey değişebilir ülkemizde, sokaklarımızda ve evlerimizde.

Yoksa durum çok iç açıcı değil. Çok felaket savrulduk, çok felaket talan ettiler bizi, çok kötü ayırdılar değerlerimizden. Çok kirlendik "farkında olarak" veya olmayarak. 

Gelin, yıktıklarımızı, dağıttıklarımızı, talan ettiklerimizi, yarım bıraktıklarımızı, yeniden inşa etmeye, yeniden onarmaya çalışalım. Yoksa kaybolup gideceğiz "bir gün" zalimlerin kollarında. Yazık olacak her birimize.

Mehmet  KAYA