ŞİMDİ “EN KÖTÜ OYUNCULARIYIZ” YERYÜZÜNÜN.

Bilirim ne yazsak, ne söylesek “canı sıkılır” kimilerinin. Çünkü onlar “hep” kendi söylediklerinin, kendi söylediklerinin “yalnız hak olduğunu, doğru olduğunu” savunageldiler şimdiye kadar. Hep kendilerince doğruları vardı onların, kendilerince anlattıkları İslam’ı vardı. Ve istiyorlardı ki “ahali hep onlara inansın” onları takdir etsin onların peşinden gitsin.

Onların partileriydi doğru yolda olan, onların cemaatleri, onların hocalarıydı hep doğru söz eden onlara göre.

Ülke ahalisi onları dinlemeliydi hep, onların söylediklerini tasdik etmeliydi, onların partisine oy vermeli onların gurubuna dahil olmalıydı “halk” eğer kurtuluşa ermek istiyorsa.

Bir onlar olmalıydı, onlar konuşmalıydı, onların sözü geçmeliydi ahali içinde.

Umurlarında değil “dünyanın yangın yeri” olması.

Umurlarında değil insanlığın yarısının sürgün yemiş olması.

Müslüman dünyanın “yarısının aç olması da” umurlarında değil.

Daha dün Halep “bir daha yandı yıkıldı, onlarca insan öldü, onlarca çocuk öldü, onlarca anne, onlarca baba öldü “umurlarında değil” kimi beylerin.

Babalar yıkılan duvarların altından çocuklarının cesedini çıkarıp alamıyorlar “umurlarında” değil arkadaşların.

Onlar dinden söz ediyorlar “ama” söz ettikleri din Allah’ın değil.

Onların söz ettiği kitap Kuran değil.

İslam “siz diyor Müslümanlara” siz bir kardeşler topluluğusunuz “ama” onların umurlarında değil.

Yansın Halep.

Bağdat yansın.

Diyarbakır yansın.

İstanbul yansın. Ve insanlık, insanlık yansın umurlarında değil.

Her gün çocuklar ölsün, her gün şehit haberleri gelsin, ve annelerin ağıtları gök yüzüne sığmasın “ne umurlarında, nede canları acıyor” beylerin.

Ama hep konuşuyorlar hep söz çoğaltıyorlar, partilerinden cemaatlerinden bahsediyorlar, liderlerini  yüceltiyorlar.

Ve sonra “hiçbir şey yokmuş gibi, ortalık gül gülistanlıkmış gibi, herkesin karnı tokmuş gibi, sokakta insan yokmuş gibi kandil kutlamalarından, miraçtan söz ediyorlar. Şu kadar rekat namaz kılarsan kurtulursun diyorlar insanlara.

Hani Muhammed Mustafa yoksullara sahip çıkın demişti.

Yetimler benim çocuklarım gibi demişti hani.

Hani yalnız haktan yana olacaktık.

Hani zulme ve zalimlere meyil etmeyecektik.

Neyse be kardeşim. Biz ne desek yine onların dediği olacak nasıl olsa.

Nasıl olsa sende onların safında yer alacaksın.

Eh dün gece kandili de kutladık cenneti hak ettik.

Varsın yansın Halep. Varsın Bağdat yansın. Varsın aç uyusun kimi çocuklar.

Sen kurtuldun ya, sen ona bak.

Evet-evet yangın yeri İslam dünyası. Suriye yangın yeri. Halep cayır cayır yanıyor. Bağdat  yanıyor. Aslında kalbimiz yangın yeri bizim. Feryadımız bundandır anlatabildim mi güzel kardeşim?  Binler selam ediyorum.

Mehmet  KAYA