KİME NE DİYELİM YÜREĞİM!

Öylesine bir  ülkede  yaşıyoruz, öylesine işte. En çok zalimlerin, kötü adamların, iki yüzlü adamların, eşyaya tapan kadınların yaşadığı bir ülke.

Oysa ne güzel bir ülke bırakmıştı atalarımız bize. Biz bu ülkeyi yaşanmaz kılan insanlarız. En azından "bu ülkeyi yaşanmaz kılanlara" alkış tutanlarız. 

Zalimlere seslerini çıkarmayan, haksızlık karşısında susan, haklının hakkını teslim etmeyen kişilere destek veren insanlarız.

Yazıp söyleyelim gitsin. Üzülen üzülsün, kızan kızsın. Biz bu ülkede halk partisi gibi karanlık bir partiye oy verenlerden olduk. Ya da oy verenleri "uyarmayan" onlarıikaz etmeyen kişilerden olduk.

Oysa "o halk partisi"  tarumar etmediği  "hiç bir kutsalımızı" bırakmayan bir parti.

Ezanımızı susturan.

Kuranı  elimizden alan

Camilerimizi ahıra çeviren.

Kardeşlik duygularımızla oynayan

İnsan yanlarımızı kırıp döken bir parti. Ve biz "hala o partinin" genel başkanının, parti sözcülerinin "alçak yalanlarına" inanmaya devam eden adamların, ya  akrabaları  ya yakınlarıyız, kendimiz oy vermesek bile

Yani yaşanmaz olan ülke değil, ülkeyi yaşanmaz kılacak  hale getiren "içimizdeki" beyinsizler, ve biz onlara "dur" demeyenleriz.

Bu toprakların kıymetini "bilmemenin" cezasını ağır ödüyoruz şimdilerde

Dinimize sahip çıkmamanın bedelini de ağır ödüyoruz.

En çok çocukların öldüğü, öldürüldüğü, kadınların köle yapıldığı, orospu yapıldığı bir ülke haline geldi ülke. Böyle mi olmalıydı bu ülke sahi* Müslüman ahalinin yaşadığı bir ülke böyle  acı dolu, böyle hain dolu, kahpelik dolu bir ülke mi olmalıydı?

İyiliği ve hayrı ayağa kaldırmak için "gecemizi gündüzümüze" katarak çalışmamız gerekli değil miydi? 

Oysa kötü adamlara, zalim adamlara, servet düşkünü adamlara  yenilir enir hale geldik şimdilerde.

Onlar gibi yemek, onlar gibi gezmek, onlar gibi güzel evlerde oturmak, lüks arabalar binmek "hedefimiz" oldu sanki.

Oysa biz Müslümanlardandık, hedefimiz yalnız doğru adam, doğru Müslüman olmak olmalıydı.

Haram yemenin  ibadet haline getirildiği bir anlayışın savunucuları olduk.

Ne haramı haram, ne helali helal gibi anlamaya çalışıyoruz, yazık ediyoruz kendimize, çocuklarımıza yazık ediyoruz "yedirdiğimiz içirdiğimiz şeylerin" haram ve helal oluşuna dikkat etmeyerek.

İslam diye bir derdimiz kalmadı neredeyse.

İyi bir kul olma düşüncesinden uzaklaştık. Namazımızı abdestimiz bir alışkanlık haline gelmiş gibi.

Gülüşlerimiz eskidi umutlarımız azaldı, ve  rengimiz tam bir Müslüman değil. Bir yanımız namaz kılarken "başka bir yanımız" cep telefonundan müzik dinler bir halde.

Kendine yar olmayanların gülüşlerini, umutlarını tüken bir ülke "şimdi" ülkemiz

Yağmacıların, servet sahiplerinin itibar gördüğü, bankacıların borsacıların en çok saygı gördüğü.

Faizcilerin, tefecilerin el üstünde tutulduğu bir ülke.

Yaşama sevincimizi elimizden alan, umutlarımızı azaltan bir ülke

İyi yanlarımız azaldı biliyor musunuz. Hayır yapan yanlarımız azaldı. Lüks yaşama, lüks arabalara, kaliteli evlere yenildik.

iyi  bir arabayı düşlediğimiz kadar "iyi adamlardan olmayı" düşlemez olduk.

Sağımız solumuz kötü adamlarla dolu.

Zalim merhametsiz adamlarla dolu şehirlerin sokakları.

Gelin yeniden bir yolculuğa çıkalım. Yanımıza iyi yanlarımızı alalım, yanımıza merhameti, ve vicdanı alalım.

Kitabı alalım yanımıza.

Kardeşliği alalım, 

yolda yazılan yazı bu kadar olur. Her birinize binler selam.

Mehmet  KAYA