Evet, sen “sen” var ya Can Dündar sen bir büyük hainsin bu Ülkede. Hem de tarihte eşi emsali bulunmayan bir hain. Vatanına doğduğu topraklara hainlik yapmayı “kendi için şeref sayan” çok büyük bir hainsin sen.
Bunu benim gibi kimse söyleyemez sana. Ama ben bir daha tekrar ediyorum “sen çok alçak bir hainsin” bu ülke içinde. Bak beni mahkemeye verip şikayet edebilirsin. Korkma ve çekinme o mahkemelere gelirken yanımda ne bir avukat olur, ne bir gazeteci, ne de başka bir kişi. Zira ben ülkem adına söz edecek, ve sana “o Mahkeme de bile” hainsin diyecek “bir yüreğin” sahibiyim.
Evet, sen bir hainsin. Yeryüzünde bütün zalimlerin yanında olduğu, bütün zalim devletlerin, büyük şeytan Amerika’nın, puşt Rusya’nın, Almanların Fransa’nın İngiltere’nin “yanında ve arkasında” olduğu bir hainsin. Bütün karanlık, ve gizli örgütlerin destek verdiği, ve bunu çekinmeden yaptıkları bir hain. Anlayacağın “bu Ülke düşmanlarının” her birinin dost edindiği bir hain.
Sen neymişsin be Can? Sen nasıl da kıymetli bir adamımmışsın “böyle” Ülke düşmanlarının yanında? Gerçekten bu işin sırrı nedir?
Sahi nasıl becerdin “bunca alçaklara, bu toprakların düşmanı olan zalim devletlere dost olmayı? Sen mi onları buldun, yoksa onlar mı seni? Bir açıkla be Can.
Sen çok kıymetli, çok bilge bir adamdın da “biz mi” anlayamadık seni?
Sen hangi sözü ettin bu ülke için sahi?
Hayatında kaç iyilik var ülke insanına yapılmış, ya da bu topraklara?
Söyler misin “Dünyada senin gibi kaç gazeteci var” kendi ülkesini “düşmanlarına” jurnal eden?
Kaç gazeteci var ülkesine bu kadar hainlik eden?
Benim ülkem “terör örgütlerine silah veriyor” diyen.
Ama Can! Seni destekleyen, sana arka çıkan, sana “sen bir tanesin” diyen “o Ülkeler var ya” hani şu Amerika, Rusya İngiltere Fransa işte. Bunların her biri terör örgütlerine silah verenlerdir. Yiğitsen hayır de. Sen onların kollarına atılmış bir fahişesin, kendi ülkesini jurnal eden.
Ülke içinde ne kadar “alçak varsa, ne kadar pezevenk varsa, ne kadar senin gibi hain varsa, insan düşmanı varsa, din düşmanı varsa, cami ve ezan düşmanı varsa, ne kadar iyilik ve hayır düşmanı varsa, Ülkenin değerlerine küfür edip saldıran varsa “nasıl oluyorsa, nedense” sana arka çıkıp sana destek oluyorlar. Sahi bunun asıl nedeni nedir?
Amerika arkanda.
Rusya arkanda.
İngilizler arkanda.
Fettullah hoca ve ekibi arkanda.
Sahi “bu ne iştir” Can Dündar?
Bu adamlar ile senin görünmez ilişkin nedir?
Ve sahi sen kimsin?
Söyle sen bir solcu musun, yoksa sağcı mı?
Ya da kapitalizmin kızıl çocuklarından biri misin?
Haydi söyle:
Veya büyük “beceriksiz” bir ajan filan mı?
Şu son suikast oyununa ne demeli be Can?
Sen hayatında böyle bir suikast gördün mü?
Katili tutan kadına inat, katilden kaçan bir erkek.
Sol elinde silah olan bir katil.
Oyuncuların çok acemiymiş Can. Ve sen de çok acemisin.
Anla artık bu millet bu işlere pirim vermiyor.
Gel “bir kere olsun” bu ülkeye bir iyilik yap, ve Amerika’ya Fethullah hocanın yanına git, ve ona biraz misafir kal da “biz de” biraz başımızı dinleyelim. Ülkenin bunca sıkıntısı derdi varken, seninle uğraşmasın. Ne olur biraz uslu dur.
Mehmet KAYA