DİYORLAR Kİ.
 
 
 Kimi okuyucularım "dışarıdan bazı "kişiler diyorlar ki.
Neden "en çok din üstüne, veya İslam'ın anlaşılması üstüne yazmıyorsun?" Madem bu konuda bildiklerin, bildirmek istediklerin var "söyle duyalım, söyle bilelim" diyorlar.
Ama bunu derken aslında "çok iyi niyetle" demiyorlar. Akıllarınca bizi "ya denemek, ya sınamak, ya da bir kavganın içine çekmek istiyorlar gibi geliyor bana.
Dilerim yanılan olurum.
 
Zira biz "kimi zamanlar din üstüne, dinin nasıl anlaşılması gerektiği üstüne, İslam'ın nasıl anlaşılması gerektiği konusunda" yazılar da yazıyoruz.
Ve bunu yaparken "bu ülke de" din adına, dini anlatmak adına, İslam'ın nasıl anlaşılması gerektiği konusunda" büyük bir pazarın oluştuğunu da söylüyoruz. 
Ve bu pazar da seslerini yükseltenlerin "din diye, İslam diye" çok fazla bir dertleri olmadığını söylemeye çalışıyoruz "onların ne diyeceğine" aldırmadan
Ve bundan dolayı da "bu pazarcıların bir çoğu" ile aramıza mesafe koymaya çalışıyoruz.
En azından hiç birini tarafında değiliz.
Hiç birini durduğu yerde de durmak istemiyoruz.
Bazıları gibi onlara övgüler de iletmiyoruz.
 
Ve diyoruz ki onlara "ey insafsız adamlar" sahi ne zaman "kendi dininizi anlatmaktan vazgeçip Allah'ın dinini anlatacaksınız insanlara? Ne zaman insafa geleceksiniz, ne zaman "yaptığınız işin" yanlışlarla dolu olduğunu anlayacaksınız? demeye çalışıyoruz.
 
Yarından sonra Ramazan "ve bu adamların bir çoğu" yine televizyonlarda olacaklar, ve durmadan konuşacaklar, hep konuşacaklar.
Kim ne derse desin, bu insanların anlattıklarının "en azından yarısı" İslam değil. Yarısı kitaba uygun değil. Bile-bile demeyelim mi bunu?
 
Açık söylersek "bu gün" Nihat Hatip oğlu "gerçek dini, yani Muhammed Mustafa'nın bize anlattığı dini anlatmıyor insanlara. Biraz hikaye, biraz masal, biraz benzetme "ama asla" dinin özü değil anlatılanlar.
 
Ve daha başkaları.
Mesela Cübbeli Ahmet hoca. Ne söylerse söylesin, ne kadar zeki görünürse görünsün "bir çok yalan yanlış ekliyor" söylediklerine.
Kendi cemaatini, kendi gurubunu "yüceltmek adına" bir sürü saçmalıklar koyuyor anlattıkları şeylerin içine.
 
Mesela onun işi Yanmaz kefen hikayesi. Kefen yanmaz mı hiç. Veya yansa ne olur, yanmasa ne olur? Yolun cehenneme çıkacaksa "hiç bir kefen" kurtaramaz insanı. Yolun cennete çıkacaksa "çırılçıplak bile olsan" varırsın sonunda varacağın yere.
Onun işi kimi duaların insanı kabir azabından korur denmesi
Onun işi  "Sahabe Allah Resülünün kusmuğunu, veya sümüğünü paylaşırlardı" denmesi.
 
Onun işi "eğer hesap günü sevabınız az gelir sizi cehenneme gönderirlerse" meleklere deyin ki "ben dünyada Nakşibendi tarikatının Halidi kolundanım" diye, sizi geriye döndürüp cennete koyarlar o zaman
 
Kim söyleyecek "olur mu" böyle şey? diye. 
Olduruyor elin oğlu. Durmadan cennet dağıtan adamlar var, durmadan cehenneme atan da. 
 durmadan 
 
Hani Muhammed Mustafa sevgili kızı Fatma'ya demişti "sakın babanın Peygamber oluşuna güvenme, cennete gidecek ameller işle" demişti. 
Kızına böyle diyen  bir Peygamberin ümmetlerinden "kimi  adamlar" yakınlarına, yol arkadaşlarına, cemaat mensuplarına bedavadan cennet dağıtıyor. Çok acı bir durum değil mi bu Müslümanlar için?
 
Bütün bunların farkındayken "doğrudan dinle alakalı yazmak" benim canımı acıtıyor.
Zoruma gidiyor böyle adamlarla uğraşmak, ya da bu adamların böyle küçük hesaplar peşinde olmaları.
Zalim bir dünya şimdi dünya, ve insanlar çok zalim. 
Bir avuç dünya çıkarı için her türlü tezgahı mubah görüyorlar  kimileri.
 
Acı olan tarafı: Ahalinin bu adamlara sevdalanması, bu adamların söyledikleri her şeyi doğru sanması acı olan
 
Ve bu kişilerden "öyleleri var ki" sanki kendilerine vahiy iniyor, öyle ima ediyorlar kimi yerlerde.
Müntesiplerinin böyle düşünceleri var kimileri için.
 
Yani kardeşim: Doğrudan din adın yazmak, doğrudan siyaset konusunda yazmak "beni yoruyor" canım acıyor doğruları söylememekten
 
Bundandır "kimi zamanlar" şiir halinde bir şeyler ile sizinle olmam. Bundandır şiir dili kullanmak "bu zalim anlayışlara" yazılarımızda.
 
Bu konu "çok uzun" bir konu. Bir gün "uzun- uzun" anlatırız her şeyi
Merak edilmesin anlaşırız sizinle.
Ramazanınız hayır olsun. Binler selam